Sizin için kaç uygun? PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Murat Çetin tarafından yazıldı   
Salı, 01 Kasım 2005 00:00

İnsan seçemese de ölüm gününü ve saatini, medyatik saatler yok değildir ruhunu teslim etmek için? “Benden sonrası tufan” deseniz de, şöyle şaşalı haberlerle uğurlanmak fena mı olur? Ali Kırca cenazenize bağlansın, Defne Samyeli bir yakınınızı konuk alıp hakkınızda sorular sorsun, Mehmet Ali Birand “sokaktaki adam”ın görüşlerine başvursun, Ali Özgentürk belgeselinizi yapsın istemez misiniz?

Şeytan hiç “gör” demez mi, “Ah şu saatte ölsem de, medyatik olsam” diyen şöhretsever tarafınızı?

Biraz bakalım, en uygun ölüm saatlerine.

Mesela siyasetçi, hem de önemli bir siyasetçiyseniz, akşam dizi saati en dikkat çeken saattir. Sizin için en önemli basın toplantılarını, “Ülke elden gidiyor” diye bas bas bağırdığınız konuşmaları ciddiye alıp dinlemeyenler, en sevdikleri dizinin arasına giren “Son dakika gelişmesi” ile sizi gündemlerine alacaklardır. Yaşarken kulak kabartmayanlar, ister istemez en iyi dinleyiciniz olacaktır. Gerçi dizi kaldığı yerden devam ederken yine unutulur gibi olacaksınız, ama reklam arasında bir “hata-sevap cetveli”niz çıkarılıp, hayatınız film şeridi gibi gözden geçirilecektir. Ne mutlu size, “prime-time”da ölüp hayatınızda sahip olamadığınız rating’e ulaşmışsınızdır!

Eğer popüler bir şair, kitap okumayanların bile adını bildiği bir yazarsanız, öğle saatlerinde öldüğünüz için sevinmelisiniz! Zira daha gazeteler manşet toplantılarını yapmamış, kelli-felli yazarlar makaleleri için bilgisayarlarının başına oturmamış, ülkenin yapay ya da doğal gündemi oluşmamıştır. Birinci sayfada göze çarpan bir yer bulabilirsiniz kendinize. Arşivci çocuğun, en yakışıklı/güzel fotoğrafınızı bulmak için bolca vakti olacaktır. Konu sıkıntısı çeken yazarlar sizin üstün sanatınızdan bahsederek, günü kurtarabilecek, genel yayın yönetmenleri manşet adayı olarak vefatınızı ciddi ciddi düşüneceklerdir. Televizyonlar hakkınızda dosyalar hazırlayıp ana haber bülteninde hüzünlü bir müzik eşliğinde sizi bol bol yad edeceklerdir.

Yok fazla bilinmeyen, sadece okuyucularınızın tanıdığı bir edebiyatçı, sadece belli bir kesimin dinlediği bir müzisyenseniz, ana haber bültenine yetişecek bir ölüm sizin için en uygunudur! Eğer daha sonra ölürseniz, kimse sizin için yayınını kesmez, sabaha kadar da unutulursunuz.

Şayet televizyonu da olan bir medya grubunda önemli bir gazeteciyseniz, ne zaman öldüğünüzün pek bir önemi yoktur. Arkadaşlarınız sizin için allı pullu programlar hazırlayıp ardı sıra yayınlarlar. Herkesin hakkınızda söyleyeceği bir çift lafı vardır, buğulu bir tonla söyleyeceği. Ama sizin de dezavantajınız yok değildir. Zira rakip kanallar “yeterince” değer vermezler. Yalnız şöyle bir ihtimal daha mevcuttur. Hayatınız boyunca o kanal senin bu kanal benim, o gazete senin bu gazete benim diye dolaşmışsanız, hepsi “Rahmetli bizde de çalıştı” diye “kıymet”inizi anlayacaktır!

Sıradan, başka bir deyişle meşhur olmayan biriyseniz, kaçta vefat ettiğinizin önemi yoktur. Haberlere çıkmak istiyorsanız, içinde entrika, ihanet ve komplo teorilerinin bulunduğu bir cinayete, intihara ya da kazaya kurban gitmeniz yeter. Ama yine de saate dikkat etmek gerek, ülke gündeminin yoğun olduğu bir hengamede pisi pisine gitmek de var!

Dedim ya gününü, saatini, şeklini seçemiyor insan. Bir bakıyorsunuz, gündemin en alengirli, en kavgalı, gürültülü deminde yakalamış ölüm sizi. “Eyvah” diyen çıkıyor arada, “Gördünüz mü, hazretin ölümü de kaynadı arada.” Gece yarısı ölüyorsunuz, sabah mahmurluğunda “Ne? Kim” soruları boğuyor, “bomba gibi” haberinizi.

Şimdi diyeceksiniz, “Hadi tam zamanında öldük, peki haberleri kaçırdıktan sonra ne önemi var ki?”. Cevap tatmin edici olmasa da basit: Medyatik ölümün azizliği…

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
Yorum yaz
Adýnýz:
E-posta:
 
Web Sayfas1:
Baţlýk:
UBB Kodu:
[b] [i] [u] [url] [quote] [code] [img] 
 
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s
:!::?::idea::arrow:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( Cuma, 22 Ağustos 2008 13:48 )